Ezanla kamet arası, duanın tam zamanı

ZEYNEP KIRŞAN
Sayı: 158 | 16 Mayıs 2013

Dualara mutlaka cevap verilen anları bir ganimet zamanı ve af için fırsat olarak değerlendirmek gerekiyor. Ezandan kamet getirilene kadar geçen sürede de Rabb'imiz, gönlünün diliyle yalvaran insan için bir af kapısı açıyor.

Ezan ile kamet arasında mü’minler Allah’ın (cc) huzuruna girmek için bir iç hazırlığına başlar. Dinimiz adına her şeyi bize öğreten Rehber-i Ekmel de (sallallâhu aleyhi ve sellem) ezanı duyar duymaz bu yüce sese kulak verir ve duyduklarını tekrar eder. Ezanın davetine icabet edip kulluğunu eda ettiği gibi, kamet getirilene kadar geçen bu mübarek zaman dilimini dudaklarından eksik olmayan dualarıyla da pekiştirir. Zira Efendimiz, ezan okunduğu andan kamet getirilen zamana kadar geçen sürede yapılan dualara icabet edildiğini, “Dikkatli olun! Ezanla kamet arasında yapılan duâ reddolunmaz. Onun için o vakitlerde duâ edin.” hadis-i şerifinde naklediyor. Ezan okunurken müezzine icabet edilerek sözleri tekrar edilmesi, tekbir ve kelime-i şehadet getirilmesi öneriliyor. z.kirsan@zaman.com.tr

Allah’tan başka ilah olmadığına, O’nun bir olup ortağı bulunmadığına ve Hz. Muhammed’in, O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim. Allah’tan Rab, Hazreti Muhammed’den Resûl, İslam’dan da din olarak razı oldum.

Ey bu kâmil davetin ve kılınacak namazın Rabb’i olan Allah’ım, Efendimiz Hazreti Muhammed’e Hakk’a yaklaşma, cennete ve ötesine ulaşmayı lütfet ve O’nu, kendisine vaat ettiğin Makam-ı Mahmud’a ulaştır.

Allah’ım Muhammed’e (sas) cennette en yüksek ve faziletli dereceleri ver; O’nun derecesini en yüksekler arasında, muhabbetini seçkinler ve zikrini mukarrabîn katında kıl.

Allah’ım Muhammed’e (sas) salât et. O’nu katındaki şefaat makamına ulaştır, bizi de kıyamet gününde O’nun şefaatine mazhar olanlardan eyle. Amin.